21 Mart 2010 Pazar

SÖZ SÖYLEMEK

SÖZ SÖYLEMEK

Bir arkadaşımdan bloğumda yazacağım yazımda bana ilham olabilmesi için bir cümle söylemesini istedim. Bana “Sanırım sana ilham verecek bir cümle bulamayacağım” dedi. Aslında farkında olmadan yazımı hazırlamama yardımcı olacak cümleyi söylemişti.

Bir çok kişiden duymuşuzdur. “Hayatımı yazsam roman olur.” Bunun böyle olmadığını, söyleyen dahil herkes bilir. Herkesin hayatı roman olacak nitelikte değildir ama hepimizin başkalarına ders olacak söyleyecekleri vardır. Ya da daha iyimser bir söylemle “olmalı”dır.

İnsan ömrünün ortalama 60 yıl olduğunu düşünürsek; bu 60 yıllık süre içerisinde her insandan sadece bir tane değerli cümle beklemek çok büyük bir beklenti midir? Hepimiz bir çok kez “Babamın bir sözü vardı, dedem hep şöyle derdi.” gibi cümleler kurmuşuzdur. Bahsettiğimiz sözler gerçekten babamızın ya da dedemizin midir?

Peki biz, felsefemizi yansıtan bize ait özgün bir sözü torunlarımıza miras bırakabilecek miyiz? Çok büyük bir beklenti içinde miyim? Forumlara yazdığımız yazılarda, arkadaşlarımıza gönderdiğimiz maillerde, sevdiğimiz ve paylaşmayı istediğimiz anlamlı cümlelerin sahiplerinin çok şanslı olduklarını düşünüyorum. Bir çok cümlenin sahibi belli değildir. Ancak tescillenmiş, kitaplarda yayınlanarak sahibinin ismiyle gelecek kuşaklara aktarılacaklar da vardır.

Bu yazıyı yazarken daldan dala atlayarak internette dolaşmaya devam ediyordum. Bir ara bazı ünlü şair ya da yazarlardan ünlü sözleri yazıma eklemeyi istedim. Bunlardan birincisi Mevlana idi.

“Gel ne olursan ol, yine gel” Tam da anlatmaya çalıştığım nitelikte, yıllara rağmen değerinden bir şey kaybetmemiş bir söz. Ancak son dönemde çıkan bir tartışmanın konusu. İddiaya göre bu söz Mevlana’nın değilmiş. Sahibi belli olan sözlere örnek olarak koyacağım söz bile sahibi sandığım kişinin çıkmıyor. İddia sahipleri ünlü tarihçi Murat Bardakçı ve Profesör İlber Ortaylı. Bu söz Mevlana’ya değil, Ebu Said Ebu'l Hayr’a ait söylenilene gore.

Yazımda başka bir örnek vermek için Nietzsche’yi seçmiştim. “Çaresizseniz, çare sizsiniz.” Bu sözün Nietzsche’ye ait olduğundan emin olamadım. İki sebepten. Birincisi Nietzsche şiirlerini Almanca yazmıştır. Dolayısıyla eğer bu söz onun şirinden tercüme ise bence tebrik edilmesi gereken kişi çevirendir. İkincisi Nietzsche’nin olduğu iddia edilen başka bir şiirin (Salomeye) aslında Nietzsche’nin olmadığı yönündeki iddialardır. İddiaları derinleştirmek niyetinde değilim ama güvenimin sarsıldığını söylemeden edemeyeceğim. Bahsi geçen ve konusunda uzman kişilerce Nietzsche’ye ait olmadığı ısrarla söylenen şiir bu.

Salomeye
Oyle bir hayat yaşadım ki,
Cenneti de gordum, cehennemi de
Oyle bir ask yasadim ki
Tutkuyu da gordum, pes etmeyi de
Bazilari seyrederken hayati en onden
Kendime bir sahne buldum oynadim
Oyle bir rol vermisler ki
Okudum okudum anlamadim
Kendi kendime konustum bazen evimde
Hem kizdim hem guldum halime
Sonra dedim ki ' soz ver kendine
' Denizleri seviyorsan, dalgalari da seveceksin
Sevilmek istiyorsan, once sevmeyi bileceksin
Ucmayi seviyorsan, dusmeyi de bileceksin
Korkarak yasiyorsan, yalnizca hayati seyredersin
Oyle bir hayat yasadim ki, son yolculuklari erken tanidim
Oyle cok degerliymis ki zaman
Hep acele etmem bundan,
Anladim...

Şimdi yazımı toparlamanın zamanı geldi. Hani demiştim ya “ortalama 60 yıl olan insan ömründe her insandan sadece bir tane değerli cümle beklemek çok büyük bir beklenti midir?” diye. Yazıya başladığımda gerçekten bu düşüncedeydim. Ama yazımı sonlandırmak üzere olduğum şu satırlarda fikrim değişti.

Gelecek kuşaklara rehberlik edecek, onlara geçmişte yaşanılanlardan ders almak konusunda yardımcı olacak, akılda kalıcı bir söz söylemek sanırım her baba yiğidin harcı değil.

Özgür Barış Aldemir

Hiç yorum yok: